Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Haberler

Hacı ve Umrecilerimiz Programlara Daha Bilinçli Katılmalılar

Mekke’de otel yöneticisi Dilek Bağırsakçı: Hacı ve umrecilerimiz programlara daha bilinçli katılmalılar...

Hac ve Umre ibadetlerini yapan Müslümanlarda daha çok ne gibi konularda problem yaşanıyor?

Bizim doğrusu kendi ülkemizin insanlarında karşılaştığımız hac ve umre çerçevesindeki ibadetlerde ciddî bir bilgisizlik problemi var. Yani Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi, başımıza gelen bütün problemlerin temelinde cehalet var. Cehalet bu topraklardan gitmeden yerine marifet gelemeyecek. Çünkü biri diğerini kabul etmiyor. Yani hem cehalet hem marifet olmaz. Ya cehalet hükmedecek ya da marifet. Ama ben marifetin cehaleti yok edeceğine inanıyorum, bu konuda ümit taşıyorum. Nitekim bizim hacılarımızda da her geçen gün güzel gelişmeler yaşanıyor.

Bu konunun aşılması için ne gibi çözüm tavsiyeleriniz var?

Doğrusu bu konuda firmalara çok iş düşüyor. Firmalar daha aydınlatıcı programlar düzenleyebilirler, seminerler düzenleyebilirler. Diğer bir açıdan hacı ve umrecilerimiz biraz daha bu ibadetler ile ilgili okuyarak gelebilirler. Hacı ve umreci adaylara eğitimler verilmelidir. Hatta uzun vadeli eğitimler daha yararlı olur. Bu bir ibadetse elbette şartlarına uygun yapılmalıdır. Onun için de kurallarını bilmek lâzımdır. Nitekim Endonezya’da üç aylık bir eğitim veriliyor. Yine Suudilerde daha küçük yaşlardan itibaren bu ibadetlerin adabı henüz küçük yaşlardaki çocuklara kazandırılır. Çocuklar onun için Kâbe’de ve Ravza’da, adab dışı bir hareket yapmazlar. Oranın bir ibadet mahalli olduğu onlara öğretilmiştir. Bir de ilginç bir şey var ki, Mekke ve Medineliler, Kâbe ve Mescid-i Nebevî’yi hayatlarının bir parçası olarak yaşıyorlar. Yani cami ve mescid onların hayatlarının tam orta yerindedir. Bayramlarda en güzel giysilerle, çocuklar süslü giyim kuşam içerisinde önce camide buluşulur. Bayram camide başlar, sonra diğer alanlara yayılır. Bu, camilerin çok sosyal bir merkez olduğu anlamındadır. Camide görüşmeler yapılır. Bir takım programlar camilerde düzenlenir. Nitekim bu konuda Türkiye’de de bir takım gelişmeler var. Artık camilerin birer sosyal merkez olması için bir takım programlar düzenleniyor. Camiler bu yönüyle insanların sevinç ve keder duygularını paylaştıkları, bir takım programları birlikte düzenledikleri bir merkez olması ihtiyacı konuşuluyor. Bu konuda aile ve sosyal politikalar bakanlığının bazı pilot uygulamaları olduğu bilgisine sahibim.

Hac ve Umre programlarında sizin dikkatinizi çeken konular nelerdir?

Doğrusu Mekke’nin insanlarının huyu biraz sert. Burada insanlar biraz daha asabi. Bu genel olarak biliniyor. Ama aynı tesbit Medineliler için yapılmıyor. Medinelilere de, çok sakin, sabırlı, sevimli ve mülayim insanlar deniyor. Nitekim Peygamberimize (asm) kapı açmaları, onların yapılarındaki misafirperverliğin bir göstergesidir. Mekke’de insan misafir gibi dururken, Medine’de insan kendini evinde gibi hissediyor.

Hac ve Umre ibadetlerini ilk kez yapanlarda Mekke ve Medine’ye karşı nasıl bir kanaat oluşuyor?

İnsanların bir yer hakkındaki görüş ve kanaatleri bakış açılarına göre oluşur. İnsanın ruh hali nasılsa, olayları, mekânları, insanları öyle değerlendirirler. Tabiî burada diğer ülkelere uymayan bir takım özellikler var. Zaten bu normal bir konudur. Her ülkenin kendine göre bir takım tarihî süreç içerisinde oluşmuş dokuları var. Bu doku, o ülkedeki oturmuş yapıyı gösterir. Bunu da biraz anlayışla karşılamak lâzımdır. Bir yeri, oradaki şartlar içerisinde değerlendirmek gerekir. Hiçbir yerin özelliği diğer bir yerde aranmaz. Her yer kendi zenginliği içinde güzeldir. Hac ve Umre konusu da böyledir. İnsanların bu mekânları değerlendirirken nereye baktıkları, neden baktıkları ve o bakılan unsurlara hangi anlamları yükledikleri belirleyicidir. Yani Mekke’ye, Kâbe penceresinden bakmak lâzımdır. Mekke’ye Kur’ân-ı Kerîm ve Resûlullah (asm) penceresinden bakılması güzeldir. Nitekim Kur’ân âyetlerinin nazil olduğu mekân elbette bu topraklara bir nuraniyet katacaktır. Yine Mekke’ye, Hazret-i Peygamber’in (asm) doğduğu, çocukluğunun geçtiği, gençliğini yaşadığı mekân olarak bakıldığında elbette gözümüzdeki anlamı değişiyor. İşte böyle bakıldığında bizim de mesleğimizin güzelliği ortaya çıkmış oluyor. Yani insanların ruh hallerindeki değişimi görüyoruz. İlk geldiği gün ile giderken ki gün arasındaki belirgin farkı bizzat biz gözlemliyoruz. Otelimizdeki davranışlar bile, ilk ile son arasında çok değişiyor. Çoğu kez insanlar asabî geliyorlar, sonra mülâyim ayrılıyorlar. İşte bu bu kutsal topraklardaki yaşayan ruhu, etki eden ruhu gösteriyor. Bir şey daha var ki o da, bu meslekte hep iyi insanlarla karşılaşıyorsunuz. İbadetli insanlarla muhatap oluyorsunuz. Onlar genelde nazik ve temiz insanlardır.

http://www.yeniasya.com.tr/


Eklenme Tarihi : 21.8.2013

tüm haberler >

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook