Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
 
Takyettin Karakaya
Sivil Bir Güç Unsuru Olarak Cemaatler
< geri

Cemaatlerin amacı nedir? Mevcut cemaatleri kritik edip tek tek amaçlarını ve bu amaçlara matuf faaliyetlerini tartışmak değil amacım. Kemmiyet itibari ile büyük güçlere ulaşmış cemaatlerin bu güçlerini toplum adına daha yararlı nasıl kullanabilecekleri yönünde alışılmış durumların biraz dışında bazı öneriler sunmaktır maksadım.

Toplumun muzdarip olduğu birçok mesele mevcutken gerek insan gerekse maddi, ellerindeki onca kaynağa rağmen bütün enerjilerini tek bir faaliyete odaklayıp kelimenin tam anlamıyla bu enerjiyi ve gücü israf eden cemaatlerin bu tür ictimai meselelere el atmamış olmalarını hep hayıflanarak seyretmişimdir. Hapishanelerde çok ağır şartlarda neredeyse yaşam savaşı veren insanları duydukça, sokaklarda tiner çeken gençleri, bir müşfik ele muhtaç yetimleri, çaresizlikten ne yapacağını bilemeyip çoluk çocuğuyla sokakta kalan veya insafız kişilerin insafına terkedilmiş Suriyelileri gördükçe, fabrikaların insan sağlığını umursamadan havaya zehirli dumanlarını salma veya halkın suyuna atıklarını dökme haberlerini okudukça nedense aklıma hep ilk önce cemaatler gelir ve ben bu meselelerin çözümlenemeyişini yine bu cemaatlere bağlarım. Zira kanaatimce cemaatlerin ilk ve tek hedefi toplumun huzuru ve iyiliğine yönelik stratejiler ve buradan hareketle sorunlarına çözüm olabilecek projeler geliştirmek olmalıdır.

Kendilerini dinin tek hamisi görme sendromu maalesef tüm cemaatlere bulaşmış durumda. Kendileri olmazsa din sahipsiz kalacak, din dışılık yaygınlaşacak ve Müslümanlar zelil olacak tarzı sorunlu kafa yapısını, her cemaatin kendine neredeyse bir kutsallık atfettiğini, faaliyetlerine de bu açıdan baktıklarını ve dolayısıyla sorgulanamaz bir yapıya büründüklerini fark etmek için ekstra bir çaba göstermenize gerek yok, sadece mahallenizde etkin olan cemaate birkaç defa gidip gelmeniz yeterli. Bu düşünce yapısı kimisinde çok açık kimisinde biraz daha örtük ama hepsinde mevcut maalesef.

Cemaatlerin hedefe kendi cemaatlerinin büyümesi ve güçlenmesini değil toplumun iyiliği ve sorunlarına çözüm yollarını alarak politika üretmeleri bu problemli yapıdan kurtulmanın tek yolu. Bunun için yapılacak ilk işi kapsamlı ve yoğunluklu bir beyin fırtınası ve bunun sonucunda bir durum analizi yapmak. Bunun için iki koldan çalışma yapılmalıdır. Her cemaat evvela kendi müntesiplerine veya sempatizanlarına toplumsal meselelerin tespiti için başvurmalı ve hepsinin fikirlerini değişik enstrümanlar marifetiyle toplamalıdır. Bununla eş anlı olarak anket tarzı bir çalışma ile bulundukları ilin ne tür sorunlarla mücadele ettiğini tespit etmelidir.

Burada önemli bir nokta bu çalışmanın yerel düzlemde yapılmasının gerekliliğidir. Toplumu ilgilendiren mevzulara çözüm bir tek merkezin yönlendirmesi ile değil mutlak surette yerel dinamiklerin inisiyatifi ve yönlendirmesi ile gerçekleşmelidir. Bu sebeple memleketin her tarafına dağılmış cemaatlerin, bu cemaat liderinin veya lider kadrosunun oturdukları yerden yönlendirmeleri ile harekete geçmeleri beraberinde başarısızlığı da getirecektir. Yapılacak tek şey bir denetim ve koordinasyon vazifesi dışında bütün inisiyatifi yerel kadrolara bırakmak olmalıdır.

Durum tespiti yapıldıktan sonra elde edilen ham veriler derlenmelidir. Ortaya yüzlerce dalı olan bir sorun ağacı çıktıktan sonra bu sorunların gruplandırılması aşamasına geçilmelidir, gruplandırma aşamasından sonra da en öncelikli olanların ileriye alınmasına. Böylece en yoğunluklu görülen 9-10 mevzu gündeme alınmalıdır. Diyelim ki 10 ana mesele belirlendi. Bundan sonra bu 10 meselenin nasıl çözümleneceğine dair bu sefer daha dar bir çalışma kadrosu ile çalışmaya başlanmalıdır. Bu çalışmanın neticesinde faaliyetler belirlenmeli, bu faaliyetleri yürütecek organizasyon inşa edilmeli ve bu yapının sürdürülebilirliğini sağlayacak gerek insani gerek maddi her türlü kaynağın tedariki sağlanmalı ve sistematik ve planlı bir şekilde derhal harekete geçilmelidir.

Bu bağlamda ictimai anlamda sorun teşkil eden mevzulara birkaç örnek vermek isterim:

  1. Yetimler
  2. Sokaklarda yaşayan kimsesizler
  3. Mahpusların ağır yaşam koşulları
  4. Uyuşturucu
  5. Hava ve su başta olmak üzere çevre kirliliği
  6. Kamu otoritelerinin keyfi uygulamaları
  7. Ağaçlandırma
  8. Hasta hakları
  9. Gıda güvenliği
  10. Suriyeli muhacirler 

Farzı muhal bir yörede bu 10 temel problem alanı belirlendi. Cemaatte aktif olarak yer alan herkes bu 10 başlık altından birine dahil olacak ve her bir grup bir dernek tesis edecek. Burada asıl nokta şudur: Cemaatlerin sivil toplum yönlerini kuvvetlendirmek. Hala yüzyıllar öncesinin mantığı ve yapısıyla hareket eden ve güçlerini bu eski temel üzerine inşa eden cemaatler bir türlü sadra şifa olamamalarını - tabi eğer bu onlar için bir dert ise - bu eski zihni yapı üzerine inşa ettikleri sistemlerine bağlamalıdırlar. Hem siyasi otorite üzerinde tamamen sivil bir baskı unsuru olabilecek ve icraatlarına yönelik bir çeşit denetleme mekanizması oluşturacak bir yapı hem de topluma dokunarak toplumun sorunlarına çözüm olabilecek bir merci olabilmeleri cemaatler için tek çıkış yolu ve amaç olmalıdır kanaatimce. Her dernek kendi alanı ilgili her konuda bir sözü olan bir sistem inşasına girişmelidir.

Artık bir fabrika halkın suyuna atıklarını boşaltmadan önce bir değil birkaç kez düşünmek zorunda kalmalı, doktorlar hastalara nobran davrandıklarında ya da özel hastaneler hastaları kazıkladıklarında başlarına neler geleceğini bilerek büyük endişeler taşımalı, tamamen keyfi şekilde gücünü kullanan tüm kamu otoriteleri yaptıklarının cezasını bir şekilde göreceklerini bilmeli ve en önemlisi bütün bu haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı ilk ve en güçlü sesi bu cemaatlerin dernekleri, sivil toplum kuruluşları çıkarmalı ve halka karşı her şeyin karşısında yine halktan aldıkları güçle durmalıdırlar. Böylece bir cemaatin bütün illerde birbirinden bağımsız kurulan dernekleri kendi alanları altında konfederasyonlar teşkil edip kanun koyucu üzerinde toplum menfaatine matuf bir baskı unsuru olabilirler.

Bir ilde 4-5 tane cemaatin her birinin böyle güçlü STK’lar oluşturduklarını ve en ufak bir sorun karşısında hep birlikte dikildiklerini düşünsenize. Sizce bu hal mi daha Allah’ın rızasına yakınlık kazandırır yoksa şu an tek dertleri sayısal anlamda güçlü olmak olan cemaatlerin içinde bulundukları vahim hal mi?



takyettin.karakaya@genchacilar.org

27.11.2014

Bu yazı 2090 kez okunmuştur.


Yazarın Diğer Yazıları

Paylaş
2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook