Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
 
Cabir Öztaş
Millennium'un İtikadı
< geri

  Çağımıza verilen isim ne kadar tuhafımıza giden ve ecnebi kaynaklı ise insanlığa şuanda dayattıkları yaşam tarzı da o kadar tuhaf ve bizden uzaktır. Uzak olmak zorundadır. Çünkü Modern Batı ile İslam’ın beslendiği kaynaklar taban tabana zıtlık arz eder.

  Şöyle ki İslam’ın temel kaynakları KUR’AN ve SÜNNET gibi beşer üstü ve ALLAH kaynaklı iken; Modern Batı kaynak olarak insanın aciz ve hakir olan AKLI’nı seçmiştir. Bundan dolayı Batı; insanı her şeyin ölçüsü kabul etmiş ve HÜMANİZM felsefesiyle ALLAH’a karşı (haşa) ÖZGÜRlüğünü ilan etmiştir.

  Bu ölçüsüz ve serbest yaşam biçiminin vitrin ürünü olan ABD ise TV ve İnternet ortamları vasıtasıyla da tüm dünyaya teşhir edilerek yerel ve ulusal kültürlerin yıkılması amaçlanmış ve büyük oranda bu amaca da ulaşılmıştır. Ve bu yıkımın en büyük ve etkili kullanılan aracı ise MÜZİK olmuştur.

  Müziğin ruha yaptığı tesirler ve hayatın akışını etkileyebilecek kapasitesi kesinlikle inkâr edilemez. Bunun farkında olan Batı da insanın damarlarına girebileceği en kolay yolu aktif şekilde kullanmaktan geri durmamıştır. Ve yedisinden yetmişine; doğusundan batısına; Çin’inden Meksika’sına kadar tüm dünya aynı müzik ve şarkılarla uyuşturulup hipnoz edilmiştir.

  Ve bu durum o kadar ileri bir seviyeye ulaşmış ki insanlar her psikolojik hallerine göre ayrı şarkılar dinlemeye başlamış hatta ve hatta şarkıların sözlerini tabiri caiz ise ayet ve hadis gibi kaynak edinip yaşamaya gayret etmişlerdir.

  Ülkemizde de maalesef bu sektörün icraatları insanımızı öyle bir uyuşturmuş ki İSLAM itikadımız yıkılmakla kalmamış yerine Millennium itikadı inşa edilmiş. Eğer bu iddiamda haksız olsaydım; aşağıda yazacağım şarkı sözlerini ne yazmaya cesaret edebilirlerdi ne de yüzbinlerce insanı konser meydanlarında toplayıp hep bir ağızdan haykırabilirlerdi.

  Bir kere Müzik sektörü yani karşımızdaki rakip bizim Allah inancımıza bizzat yokluğuna dair saldırıda bulunmuyor. Çünkü o kadar ileriye giderse nasıl bir OSMANLI tokadı yiyeceğini çok iyi biliyor (Gerçi onu da deneseler şu anki uyuşuk halimizde onu bile yedirirler bize de neyse).

  Kademe kademe ilerlersek karşımıza ilk olarak DEİZM felsefesi çıkmaktadır. Bu felsefeye göre Tanrı evreni yaratmış ve bir köşeye çekilmiştir. Bu felsefe bizim zihin dünyamıza ‘’Tanrı unutmuş olsada (Sertap Erener)’’ ve ‘’Madem unutacaktın beni neden yarattın (Ebru Gündeş)’’ şarkılarıyla hissettirmeden güzelce işlenmiştir.

  Daha sonra en çok saldırdıkları konu olarak KADER bizimle birliktedir. Bu konuyla alakalı o kadar çok saldırı silahı mahiyetinde şarkılar yapılmış ki buraya hepsini yazamayacağım. Ama şu şarkılar zaten amaçlarını ifşa etmeye yeter: ‘’Yazımızı yazan kalem yalan (İbo)’’ , ‘’Kaderin böylesine yazıklar olsun’’.

  Tapmak fiilini Allahtan başka her şeye itinayla kullanarak hafızamıza kazımışlardır resmen. Öyle ki ‘’Bir Tanrıya taptım bir sana taptım’’ şarkısı bu kategorini en masum şarkısı olmuştur.

  Yine aynı zihniyet RUHUNU ŞEYTANA SATARAK (Özgün) yaptığı zinaya nazar değmesin diye ADINI HİÇ KOYMAMIŞ (G. Tepe) AŞKTA DOKUNMAK MÜBAHTIR(Kerem Cem) diyerek BASMIŞ PARALARI LEYLAYA (Oğuz Yılmaz). Eee bu kafayla içip sarhoş olan adamın CENNETİ SAÇININ TELİNE DEĞİŞMEMESİ (F. Göçer) gayet normal karşılanmış.

  Ayrıca yapılan her 10 şarkının 5’ine ‘’SEVİŞMEK’’ kelimesi itinayla yerleştirilerek ne kadar insancıl ve sanatkâr olduklarını da kanıtlamışlardır.

  Bu arada haklarını yemeyelim çünkü ‘’ALLAH’’ lafzını (dikkatinizi çekerim mana olarak değil harfler bütünü olarak) her zorlandıkları yerde kafiye uyumu için mısra sonlarına yerleştirmekten de aciz değiller.

  Bu yazı daha çok uzar gider ama ben şu iki önemli hususu belirterek veda edeceğim bu yazıma:
1) Amacım şarkı sözlerinin ardında ismi yazan şahısları aşağılamak ya da hakir görmek değildir. Çünkü onlar da bulaştıkları tehlikenin farkında olmayabilirler. Ama ne olursa olsun onların da bunun farkına varmaları ve doğru yola girmeleri gerekmektedir.
2) Keşke bölük bölük cemaatlerin ve toplulukların takdirini almış hocalarımız birbirlerine reddiyelerde bulunup ağız dalaşına girip ümmetin içten çürümesine istemeden de katkı yapacağına (ümmetin içten çürümesinden kasıt Müslümanların parçalanması ve birlik olamamasıdır) ümmet olma şuurumuza ve birliğimize alenen kasıtta bulunanlara karşı birlik olup zırh görevi görebilselerdi. Ve uyuşmuş bu asır insanının DİRİLİŞ’ine vesile olabilselerdi.

NOT: Bazı şeylerin farkına varabilmek ve düşünerek yaşayabilmek için belki de hala vakit vardır…


cabir@genchacilar.org

11.12.2015

Bu yazı 1365 kez okunmuştur.


Yazarın Diğer Yazıları


Paylaş
2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook