Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Ziyaret Mekanları

Mekke

Mescid-i Haram

Kur'an-ı Kerim’de on beş yerde geçen "El-mescidü'l-haram" tabiriyle Mekke'de Kâbe’yi kuşatan ve ibadet için kullanılan alanın yanı sıra Mekke veya Mekke Haremi kastedilir. İslam öncesinde Mekke şehir planı Kâbe merkezli olarak gerçekleştirilmiş, siyası ve içtimai hayatın bütün fonksiyonlarının yerine getirildiği; bir merkez olarak Kâbe’nin bulunduğu alana geçişi sağlayan kapılar konulmuştu. Yeryüzünde bilinen ilk mescid olan Mescid-i Haram, Resul-i Ekrem aleyhisselatu vesselam ve Hz. Ebu Bekir zamanında herhangi bir değişikliğe uğramadan kullanılmaya devam edildi. Hz. Ömer döneminde çevresindeki bazı evler istimlâk edilerek büyük oranda genişletildi ve etrafı göğüs hizasında bir duvarla çevrildi. Hz. Osman zamanında yeniden genişletilen ve 4482 m2’lik bir alana ulaşan Mescid-i Haram'a ilk revak bu genişletmede yapıldı. Bundan sonra birçok kere gerçekleştirilen genişletmelerde Mescid-i Haram'ın merkezindeki Kâbe’nin yer aldığı açık avlu korunmuş ve bütün faaliyetlerde Kâbe’nin merkezde bulunmasına özen gösterilmiştir. Mescid-i Haram, Abbasi halifelerinden Muktedir-Billâh zamanında 918'de gerçekleştirilen ıslahat ve genişletme sonunda 27850 m2’lik bir alana, kapı sayısı da on dokuza ulaştı.

Abbasilerden Suudiler zamanına kadar gerçekleştirilen faaliyetler Mescid-i Haram'ın iç düzenlemesiyle ilgili olup bu alan ve yapı korunmuş, Mescid-i Haram mimari açıdan kesin şeklini Osmanlı padişahlarından II. Selim ve III. Murad zamanında almıştır. 1576'da klasik dönem Osmanlı mimari üslubuna göre düzenlenen Harem-i Şerif'in eski düz ahşap çatısı yerine çok sayıda konik kubbe inşa edildi. Bu sırada avlunun açık bir alan olması özelliği korunurken ikinci bir avluya bir dizi revakla geçen küçük çaplı müzehhep alemli kubbeler kullanıldı. Harem-i Şerif'in doğu duvarı başta olmak üzere çeşitli yerleri hüsn-i hat örnekleriyle tezyin edildi. Avlunun ve iç kısma geçilen ilk direklerin üst taraflarına her beş direkte ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın ismi gelecek şekilde istifler yapıldı ve kapıları üzerine Mescid-i Haram'la ilgili ayetler hakkedildi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlanan tavaf alanı (metaf) ile ana kapıların bulunduğu yerlerin mermerle döşenmesi işi III. Murad (1574-1595) zamanında tamamlandı.

1955'te başlatılan ve Safa ile Merve arasındaki sa'y yolunun da (mes'a) Mescid-i Haram'a birleştirildiği genişletmede iç avlu kısmı üç katlı olarak tasarlanmış ve minareler dışında Harem-i Şerif'in Osmanlılar zamanındaki yapısı korunarak ilave edilen kısım ona bitiştirilmiştir. 1976 yılına kadar dört merhalede tamamlanan bu imardan sonra Mescid-i Haram'ın alanı 160.168 m2’ye ulaşmıştır. 1988'de başlatılıp 1993’te tamamlanan genişletme sırasında, Kâbe merkezli mimari üslubu korunan Mescid-i Haram'ın iki katı ile damının toplam alanına mescid dışındaki avlunun da ilave edilmesiyle genel alanı 400.000 m2’ye ulaşmış, aynı anda yaklaşık 1 milyon kişinin namaz kılmasına zemin hazırlanmıştır. Toplam doksan beş girişi olan Mescid-i Haram'ın yeni şeklinde Osmanlı klasik dönem mimari özelliklerini taşıyan sütun başlıkları ile mukarnas, kemer, korniş, destek ve tavan tezyinatının yerini ağırlıklı olarak Kuzey Afrika ve Endülüs üslubu almış, sadece Osmanlı dönemi revakları muhafaza edilmiştir.

İslam dünyasında minare ilk defa Emeviler döneminden itibaren cami ve mescidlere eklenmişse de Mescid-i Haram'a bu dönemde minare yapıldığı hususu belirgin değildir. Abbasiler döneminde Mescid-i Haram'ın dört adet minaresi bulunuyordu ve baş müezzin babülumre minaresinde ezan okumaya başlar, diğer üç minaredeki müezzinler onu takip ederdi. Daha Sonra baş müezzin zemzem kubbesinin üzerinde ezan okumaya başladı ve diğer minarelerdeki müezzinler onu takip ettiler. Memlükler minare sayısını beşe çıkardılar. Osmanlı döneminde Harem-i Şerifin minarelerinin sayısı tavaf sayısıyla eşitlenerek yediye çıkarıldı.

Emeviler dönemine kadar hutbeler Hatim'in üzerinden okunuyordu. Bu dönemden itibaren Makam-ı İbrahim'in yanına konulan minber hutbelerde kullanılmaya başlandı. Kanuni Sultan Süleyman tarafından hediye edilen muhteşem mermer minberin, 1963'te önce bulunduğu yerden 7 m. doğuya alınması ve daha sonra da kaldırılmasıyla hutbeler seyyar minberler üzerinden okunmaya başlamıştır. Bundan sonra metaf alanında sadece camekân mahfazası içinde Makam-ı İbrahim kalmış, XX. yüzyılın başlarında çekilen fotoğraflarda görülen mezheplere ait makamlar (Makamat-ı Erbaa), zemzem binası, Babusselam ve biri muvakkithane, diğeri kütüphane olarak kullanılan iki kubbe kaldırılmıştır.

Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, yeryüzünde bilinen ilk mescidin Mescid-i Haram olduğu şeklindeki Kur’an ayetine 1 vurgu yaptıktan sonra 2 yeryüzünde ziyaret edilmeye değer üç mescidden birinin Mescid-i Haram olduğunu (diğerleri Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa), bundan dolayı burada yapılan ibadetin diğer mescidlerde yapılandan daha faziletli sayıldığını bildirmiştir.3 Resûlullah aleyhisselatu vesselam, Mescid-i Nebevi'de kılınan namazın Mescid-i Haram hariç diğer yerlerde kılınan namazlardan bin kat, Mescid-i Haram'da kılınan namazın ise Mescid-i Nebevi'de kılınandan yüz kat daha faziletli olduğunu haber vermiştir.4 Bunları destekleyen bir diğer hadiste de Mescid-i Haram'da kılınan namazın başka mescidlerde kılınan namazdan yüz bin defa daha faziletli olduğu haber verilmiştir.5

Dipnotlar

1. AI-i İmran 3/96
2. Buhari, "Enbiya", 10, 40; Müslim, "Mesacid", 1-2
3. Buhari' "Fazlü's-salât fi mescidi Mekke ve'I-Medine", I; Müslim, "Hac", 511.513
4. Müsned, IV,5; Heysemi, IV,4
5. İbn Mace, "İkame", 195; Heysemi, IV,7 




Bu yazı 3751 kez okunmuştur.

Paylaş

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook