Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Ziyaret Mekanları

Mekke

Hira

Mekke'nin kuzeydoğusunda Kâbe’ye yaklaşık 5 km. uzaklıkta, içinde Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam'a ilk vahyin geldiği mağaranın yer aldığı dağdır. Dağın Cebelinur (Nur Dağı) diye de anılması, insanlara en doğru yolu gösteren vahiy nurunun bu dağdaki bir mağaraya inmesinden dolayı olmalıdır.

Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın hayatında çok önemli bir yeri bulunan ünlü mağara, zirvenin 20 m. kadar aşağısındadır. Burası mağara olarak anılmakla birlikte aslında üst üste yığılan kaya blokları arasında kalmış iki tarafı açık, sivri tonozlu tünele benzer şekilde gayri muntazam bir boşluktan ibarettir. Mağaraya tabii kayalardan oluşan yüksek basamaklardan çıkılır ve dar bir düzlükten geçilerek girilir. XX. yüzyılın ortalarında düşme tehlikesi göz önüne alınarak girişin karşısında Kâbe’nin göründüğü açıklık taşlarla kapatılmış, sadece hava akımı sağlamak için üst kısmında küçük bir aralık bırakılmıştır. İçerideki boşluk, bir kişinin başı tavana değmeyecek şekilde ayakta durabileceği kadar yükseklikte ve yere uzanabileceği kadar genişlik ve uzunluktadır.

Mekke'de Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği dine tabi olan bazı kimseler (Hanif) recep ve ramazan gibi aylarda burada inzivaya çekilirlerdi; Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın dedesi Abdülmuttalib de bunlardan biriydi ve zaman zaman Hira'daki mağaraya çekilip kendini ibadete verirdi. Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam da muhtemelen otuz beş yaşlarında iken ramazan aylarında dedesinin inzivaya çekildiği bu mağaraya gidip gelmeye başladı. Özellikle nübüvvetin ilk müjdeleri kabul edilen sadık rüyalar gördüğü altı ay içerisinde yalnız kalmak istiyor ve bu mağarada tefekküre dalıyordu. Hira dağından her inişinde evinden önce Mescid-i Haram'a giderek Kabe'yi tavaf etmeyi adet edinmişti; zaman zaman eşi Hz. Hatice yi de beraberinde buraya götürüyordu.

Nihayet kırk yaşına bastığı 610 yılı Ramazan ayının Kadir gecesinde sabaha karşı, daha önce hiç karşılaşmadığı Cebrail ilk defa Hira'da, bütün ufku kaplamış ve bir taht üzerinde oturmuş halde Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'a asıl surelinde görünmüş ve Alak suresinin ilk beş ayetinden oluşan ilk vahyi getirmiştir (Buhari, "Tefsir", 96/1, "Bedü'ü'I-vahy", 3; Müslim, "İman" 252,257-258). Hicretten Önceki Taif yolculuğu dönüşünde de Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'a, Mekke’ye girebilmek için himayesine sığınabileceği bir kimse ararken Hira mağarasında beklemişti.

Vaktiyle dağın tepesinde bulunan bir kubbe, daha sonra yıkılmış, mağaranın biraz yukarısında Osmanlılar zamanında yaptırılan su sarnıcının kalıntıları günümüze ulaşmıştır.

Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın Hira dağında geçirmiş olduğu inziva hayatının ve peygamberlik görevinin burada başlamasının hem şahsı, hem de Müslümanlar için önemi büyüktür. Mutasavvıflar Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam'ın  Hira dağındaki itikâfını Hz. Musa'nın Tür dağındaki halvetiyle kıyaslayarak hatıralarını birlikte yaşatmışlar ve dini hayat açısından inziva ve itikâfın önemini vurgulamak için Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın Hira mağarasındaki zahidane yaşayışını örnek kabul etmişlerdir.




Bu yazı 2036 kez okunmuştur.

Paylaş

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook