Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Ziyaret Mekanları

Mekke

Hudeybiye

Hudeybiye, eski Mekke-Cidde yolunda Mekke'nin 22 km. batısında yer alır. Harem bölgesinin bu yöndeki sınırı olduğundan bugün Şümeysi denilen mevkide Cidde'den gelen gayrimüslimlerin Harem bölgesine girmesini engelleyen bir polis kontrol noktası vardır. Hudeybiye Antlaşması ile Bey'atürrıdvan'ın yapıldığı yer günümüzde Hudeybiye Mescidi diye bilinen yerden 800 m. Mekke'ye daha yakındır. Burada eski mescidle onun yerine yapılmak istenip de vazgeçilen yeni mescidin temel kalıntıları mevcut olup batısında duvarla çevrili küçük bir mezarlık ile 25-30 m. ilerisinde Hudeybiye Kuyusu mevcuttur.

Hicretten sonra Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam ve muhacirler eski vatanlarını özlüyor ve Kâbe’yi ziyaret etmeyi arzu ediyorlardı. Resul-i Ekrem aleyhisselatu vesselam  rüyasında Kâbe’yi tavaf ettiğini görmesi Üzerine, umre yapmaya karar verdi ve bu kararını ashabına bildirerek hazırlanmalarını emretti. Yanlarına yalnızca yol silahı olan kılıçlarını alan 1400 sahabi ile birlikte 6 yılın Zilkadesinin başında (Mart 628), Zülhuleyfe'de ihrama girilerek hareket edildi ve Harem sınırı olan Hudeybiye'de konaklandı.

Kureyşliler Müslümanların Mekke'ye girmesine izin vermeyeceklerini, kendilerine elçi olarak gelen Osman'ın Kâbe’yi tavaf edebileceğini söylediler. Hz. Osman bu teklifi reddedince kendisini hapsettiler. Bu gelişme Müslümanların karargâhına Osman'ın öldürüldüğü şeklinde ulaşınca, Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam müşriklerle savaşmadan oradan ayrılmayacaklarına dair biat aldı. Buna Rıdvan Biatı (Bey'atürrıdvan) denilir. Bunu haber alan Kureyşliler telaşa kapılarak Hz. Osman'ı serbest bıraktılar. Ardından da Süheyl b. Amr başkanlığında bir heyet yolladılar. Yapılan müzakerelerden sonra bir antlaşma imzalandı ve buna Hudeybiye Antlaşması adı verildi.

İlk bakışta aleyhte görünen ve ashabın itirazlarına yol açan bu antlaşmanın olumlu sonuçları müteakip yıllarda görülmeye başladı. Müslümanları o güne kadar muhatap saymayan Kureyşliler bu antlaşmayla Müslümanları siyasi bakımdan tanımış oldular. Kureyş'in tarafsız kalması sebebiyle, eskiden onunla ittifak içinde olan kabileler bertaraf edildi, Kureyş'ten çekinen bazılarıyla da ittifaklar kuruldu. İnsanlar arasındaki düşmanlık yerini dostluk ilişkilerine bıraktı ve İslamiyet Arap yarımadasında hızla yayılmaya devam etti; Mekke'nin fethine kadar geçen iki yıl içinde Müslüman olanların sayısı, o güne kadar geçen on sekiz yıl içindeki Müslümanların sayısını aştı.

Bu münasebetle nazil olan Feth suresinde anılan “feth-i mübin” ve “nasr-ı aziz”den (Fetih, 48/1-3) bu antlaşmanın kastedildiği genel kabul görmüştür. Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam bir yıl sonra Mekke'ye gidip ashabıyla birlikte önceki yıl yapamadığı umresini kaza etti ve buna “umretü'l-kaza” adı verildi.




Bu yazı 2168 kez okunmuştur.

Paylaş

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook