Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Ziyaret Mekanları

Medine

Hicret

Sözlükte, "kişinin herhangi bir şeyden bedenen veya kalben ayrılıp uzaklaşması" anlamına gelen hicret, "bir yeri terk ederek başka yere göçmek" anlamında kullanılır. İslam kültüründe ise özel olarak Resul-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın öncülüğünde Mekkeli Müslümanların Medine’ye göçlerini ifade etmesi yanında genel anlamda İslam'ın ilk günlerinden itibaren dini ve ahlaki bağlamda manevi bir içerik de taşır. Bundan dolayı Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam'ın hicretinden Mekke'nin fethine kadar gerçekleşen tarihi göçe zahiri hicret adı verilirken, "Allah'ın emirlerine sıkı sıkıya sarılmak" batini hicret olarak nitelendirilmiştir. Nitekim Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam "Gerçek muhacir, Allah'ın yasakladıklarından uzak duran kimsedir" buyurmuştur.1

Allah'ın Resulü aleyhisselatu vesselam, dine davetinin ardından haksızlık ve eziyete maruz kalan Müslümanların kendilerine özgürlük ortamı bulmaları ümidiyle Habeşistan'a göç etmelerine izin vermiş, daha sonra giderek ağırlaşan şartlar sebebiyle Mekke'den Medine'ye hicret kararı alınmıştı. Kureyşli müşrikler, Müslümanların çoğunun Yesrib'e hicret etmesinden ve Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın da bir gün oraya giderek ashabıyla birlikte kendilerine karşı tehlike ve tehdit oluşturmasından endişe etmeye başlayınca Darünnedve'de toplanıp Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam'ı öldürmeye karar verdiler.

Suikast niyetinden vahiy yoluyla haberdar olan ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam hicret hazırlığına başladı ve bir gece Hz. Ebu Bekir'le birlikte Mekke'den ayrılarak Sevr dağındaki mağarada üç gün saklandıktan sonra 13 Eylül 622 günü kılavuzun getirdiği develere binerek Yesrib’e doğru sahil istikametinden yola çıktı. Bir tehlikeye maruz kalmamak için hicret kafilesi bilinen ve işlek yollar yerine farklı bir güzergâhı, zaman zaman sarp dağ geçitlerini veya çölün ortasını tercih etti. Kafile hicret yoluyla kervan yolunun kesiştiği Cuhfe adlı yere gelince, Resûlullah aleyhisselatu vesselam Mekke yolunu hatırladı ve şehre duyduğu özlemle farklı duygular içerisine girdi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak, zulme uğratılarak hicrete mecbur bırakıldığı Mekke'ye düşmanlarına üstünlük sağlayıp döndürüleceğini müjdeleyen ayeti indirdi.2

Yesrib’de bulunan Müslümanlar, ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın Mekke'den ayrıldıklarını öğrenmiş, gecikmesinden dolayı da endişe etmeye başlamışlardı. Her sabah Mekke yolundaki Harre mevkiine çıkıp onun yolunu gözlüyorlardı. Resûlullah aleyhisselatu vesselam'ın  geldiğini üç katlı bir evin damından ilk defa gören Yahudi kızı, bunun beklenen misafir olduğunu anlayınca bağırarak orada bulunanlara haber verdi. Evlerinden Harre mevkiine koşan Müslümanlar şarkılar söyleyerek Resûlullah aleyhisselatu vesselam'ı karşıladılar. Bu olayın önemini ve Medinelilerin coşkusunu Enes b. Malik, "Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın Medine'yi teşrif ettiği günden daha güzel ve parlak gün görmedim", Bera b. Azib ise, “Medinelilerin Resûlullah aleyhisselatu vesselam'a  sevindikleri kadar hiçbir şeye sevindiklerini görmedim” diyerek tasvir etmişlerdir.3

Hicret Yolu:

Mekke’de Hz. Ebu Bekir'in Mesfele'deki evi,

Sevr mağarası,

Usfan vadisinin aşağı tarafı,

Bugün Beni Süleym yurdu olarak bilinen Emec vadisi,

Kudeyd,

Harrar,

Seniyyetülmere,

Lekıf, Medlicetülekıf,

Mercihmicac,

Cedacid,

Ecred,

Zuselm, A

babid (Ababib),

Kaha,

Arc,

Mekke-Medine arasında Derbülgair olarak bilinen Seniyyetülğair,

Batnıri'm,

Kuba,

Ranuna vadisi,

Ebu Eyyub el-Ensari'nin evi.

Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam ve beraberindekiler hicret yolculuğu sırasında Kudeyd'de yiyecek bir şeyler almak üzere Ümmü Ma'bed Atike bint Halid'in bulunduğu çadıra uğradı. Burada ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam sürüye katılamayacak kadar zayıf, sütten kesilmiş bir keçiyi besmeleyle sağınca keçi oradakilere yetip artacak kadar süt verdi. Ümmü Ma'bed'in, daha sonra çadıra dönen kocası Ebu Ma'bed el-Huzai'nin isteği üzerine Resûlullah aleyhisselatu vesselam'ı tavsif ederken kullandığı ifadeler onun fiziki özelliklerini anlatan hilye edebiyatına konu olmuştur.

Ümmü Ma'bed'in çadırının bulunduğu yer bugün Mekke-Medine otobanından ayrılarak deniz istikametine doğru gidince büyük elektrik trafolarının bulunduğu yerde olup Mekke'ye 180 km. uzaklıktadır. Burası aynı zamanda Cahiliye döneminde Menat putunun bulunduğu Müşellel'in çok yakınındadır. Menat Mabedi, Mekke'nin fethinden sonra çevredeki putları yıkmak amacıyla görevlendirilen ashap tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Dipnotlar

1. Buhari, "İman", 4
2. Kasas, 28/85
3. Buhari, "Menakıbü'l-ensar", 46




Bu yazı 2375 kez okunmuştur.

Paylaş

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook