Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim   
Genç Hacılar|Hac|Hac İlmihali|Hac Duaları|Umre|Peygamberimiz|Kur`an-ı Kerim
 
Ziyaret Mekanları

Medine

Mescid-i Kubâ

Kuyuları ve hurma bahçeleriyle meşhur verimli bir vaha üzerinde kurulmuş olan ve adını buradaki bir kuyudan alan Kuba, Hicret sırasında Mekke yolu üzerinde Medine'ye 6 mil mesafede bulunan bir köydü. Hicretten sonra Medine'nin gelişimine paralel olarak süratle büyümüş ve şehrin mahallelerinden birisi haline gelmiştir. ResuI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın "Cennet pınarlarından bir pınar" diyerek övdüğü Gars ve yüzüğünün düşürüldüğü Eris kuyuları da burada bulunmaktadır.

ResuI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam Mekke'den yola çıkıp on bir günlük yolculuktan sonra Kuba'ya ulaşınca, Evs'in bir kolu olan Ann b. Avf oğullarından Külsum b. Hidm'in evinde misafir kaldı; genişliğinden dolayı  uygun gördüğü Sa'd b. Heyseme'nln evinde de ashabıyla sohbet ettI. Kuba'da kısa bir süre kalan Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, inşaatında kendisinin de bizzat çalıştığı ilk mescidi yaptırdı. Kuba'ya gelen ilk muhacirler, Amr b. Avf oğullarına ait bir hurma kurutma yerini mescid haline getirmişlerdi. ResuI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam burayı genişleterek Kuba Mescidi'ni inşa etti.

Mescid-i Kuba'nın ilk hali kare şeklinde bir düzIüğü çevreleyen dört duvardan ibaretti. Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, kıblenin Kabe'ye çevrilmesinden (623) sonra Mescid-i Kuba'yı yeniden inşa etmiştir. Bu sırada ön duvar ve ona paralel dizilen yedi sütun üstüne bir tavan yapılmıştır. Mescidin güneylnde Külsum b. Hidm ile Sa'd b. Hayseme'nin evleri bulunmakta ve Sa'd'ın evinden mescide bır kapı açılmaktaydı. Müslümanlar Resul-i Ekrem aleyhisselatu vesselam'ın misafir kaldığı bu evleri de ziyaret ederlerdi. Sad b. Heyseme'nin evinde Resulullah aleyhisselatu vesselam'ın namaz kılarak ashabıyla sohbel ettiği yer 1985'te gerçekleşen son imara kadar korunmuş, bu genişletmede Kuba Mescidi'ne dahil edilmiştir.

Kuba Mescidi'nde namaz kılmayı umreyle eşdeğer gören Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam (İbn Mace, "İkamet", 197; Tirmizi, "Mevakitü's-salat", 175) Medine'de bulunduğu zamanlar cumartesi, bazan da pazartesi günleri ve Ramazan'ın 17. günü Mescid-i Kuba'ya giderek namaz kılar, burada verılen Kur'an derslerini denetler, kendisine sorulan soruları cevaplandırırdı. Kur'an'da sözü edilen, ilk günden takva üzerine kurulduğu belirtilen mescidin Kuba Mescidi olduğu kabul edilir (Tevbe, 9/108). Burada kastedilenin Mescid-i Nebevi olduğu da rivayet edilmektedir.

Mescid-i Kuba, Hz. Osman ve Velid b. Abdülmelik zamanında yapılan genişletmelerden sonra kare şeklinde 32 x 32 m. ebadına ulaştı. Daha sonra çeşitli dönemlerde onarım ve tamiratlar geçiren Mescid-i Kuba'nın tavan ve minaresi 1543'te Kanuni Sultan Süleyman tarafından yıktırılarak yeniden yaptırıldı. 1699'da mescidin eskiyen duvar ve minaresini yenileten II. Mustafa da mescidin dışına bır sebil ve abdest alma yerleri yaptırdı. Su ihtiyacını karşılamak için buradaki kumlukta derin kuyular kazdırdı. II. Mahmud zamanında 1829'da gerçekleştirilen imar esnasında Kuba Mescidi'nin kare şeklindeki ebadı 40 x 40 m. olarak tasarlanmış, duvarları yenilenmiş, üstü düz ahşap tavan yerine sütunlar üzerinde kemerlere oturan ve basık yarımküre kubbelerden oluşan bır tavanla örtülmüştür. Ayrıca arka kısımdaki çıft sıra sütunlu revak tek sıraya düşürülmüş, böylece yapı İstanbul'dakı selatin camiIerinin revaklı düzenine benzetilmeye çalışılmıştır.

1985'te tamamen yıkılıp yeniden inşa edilen mescid, sosyal tesislerden oluşan müştemilatıyla beraber 13.500 m2'lik bır alana ulaşmış, 10.000 den fazla insanın aynı anda ibadet edebilmesi sağlanmıştır. Önde yer alan kapalı kısımda 12 m. çapında altı büyük kubbe ile 6 m. çapında elli altı küçük kubbe yer almaktadır. Renkli mermerlerden geometrik desenlerle kaplanmış avlunun üç tarafında 6 m. çapında elli altı küçük kubbenln örttüğü revaklar yer alır. Mescidin avlusuna iki yanda ikişer, kuzey duvarında bir taç kapıdan girilir. Dikdörtgen planlı yapının dört köşesinde 47 m. yükseklikte birer minare yapılmıştır. Bu inşaat esnasında kullanılan mermerler Türkiye'den götürülmüştür. Yapıda yaklaşık 1.200 m. kufi, 200 m. celi sülüs kuşak yazısını Türk hattat Hasan Çelebi yazmış, kalem işi süslemeleri de Mustafa Çelebi yapmıştır.




Bu yazı 2156 kez okunmuştur.

Paylaş

2018 genchacilar.org

Soru-Cevap
Ziyaret Öncesi Pratik Bilgiler
Takyettin Karakaya
Ziyaret Mekânları
Hac Terimleri Sözlüğü
Görsel Galeri
Hac TV
Umre Programları

Twitter
Facebook